Bu yılın başında Dentsu’nun Japonya’da yayınladığı yıllık reklam harcamalarına yönelik analiz, oldukça şaşırtıcı bir şekilde internet reklamcılığının hızlı bir şekilde genişlediğini gösteriyor.
Online reklam harcamaları 2006 ile 2007 yılları arasında yüzde 24 büyüme kaydetti ve ilk defa magazine reklamcılığının büyümesini geride bıraktı. (more…)
Gülse Birsel ve Özkan Uğur’un rol aldığı yeni TTNET
reklamları gösterimde. TV, basın, outdoor, radyo ve internet mecralarında yer alan reklamlarda TTNET, mesajlarını Tenretnioğlu çiftiyle verecek
TTNET’in yeni reklam kampanyası, yazar ve oyuncu Gülse Birsel ile müzisyen ve oyuncu Özkan Uğur’un rol aldığı ilk bölümle bugün gösterime giriyor. Ali Taran Creative Workshop tarafından hazırlanan “Nazan ile İzzet” kampanyası filmlerinde, internetin hayatımızda vazgeçilmez bir yerinin olması, mizahi bir dille konu ediliyor.
Reklam filmlerinde Gülse Birsel ve Özkan Uğur’un canlandırdığı çiftin adları Nazan ve İzzet Tenretnioğlu. 37-38 yaşlarında bir lise öğretmeni olan Nazan Tenretnioğlu, asıl branşı felsefe olmasına rağmen İngilizce öğretmenliği yapar. Çok konuşmayı sevmediğini söyler ama konuşmaya başlayınca da susmayan biridir. Kendisini sürekli ideal kadın, kusursuz kişilik olarak tanımlar ve teknoloji konusunda son derece bilgiçtir. 48-50 yaşlarındaki İzzet Tenretnioğlu ise ev ve iş yerlerine yemek servisi yapan bir sanayi mutfağı işletmecisidir. Lise mezunudur, bazı kelimeleri telaffuz edemez ve teknoloji konusunda kulaktan dolma bilgileriyle sürekli atıp tutar. İzzet Bey sürekli kuvvetli, kültürlü ve sağlıklı olmasıyla övünmektedir. Her ikisi de Türkiye aşığı ve internet tutkunudur.
Çekimleri 2 günde tamamlanan reklam filmlerinin yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak, yapımcılığını Böcek Yapım üstlendi. Reklam filmlerinin müziği ise Jingle House’a ait.
Dünya Gazeteler Birliği (WAN) kongresinde yayımlanan rapora göre, dünyada geçen yıl gazetelerin tirajı ve reklam gelirleri artış gösterdi.
Raporda, ücretsiz gazete ile web gazetesi sayısındaki artışla birlikte, geçen yıl satılan gazete sayısının önceki yıla göre yüzde 2.57 arttığı, günlük gazetelerin reklam gelirlerinin de geçen yıl yüzde 0.86 ve son 5 yılda yüzde 12.84 oranlarında artış gösterdiği kaydedildi. Gazete tirajı tüm dünyada artarken, ABD’de yüzde 3, Avrupa’da ise yüzde 1,9 oranlarında düştü. Reklam gelirleri Kuzey Amerika hariç tüm dünyada yükseliş gösterdi.
Online reklam gelirlerinde büyüme yüzde 32
Bu arada, internet gazeteciliğinin reklam gelirlerinde büyüme yüzde 32 oldu. Ücretsiz gazetelerle birlikte tüm gazete satışlarının önceki yıla oranla yüzde 3.65 ve beş yıldan bu yana da yüzde 14.3 artış gösterdiği belirtilen raporda, ücretsiz günlük gazetelerin tüm dünyada basılan gazetelerin yüzde 7’sini ve sadece Avrupa’da yüzde 23’ünü oluşturduğu kaydedildi
MediaCatonline, 20-28 Mayıs 2008 tarihleri arasında yayınladığı anket aracılığıyla ‘MediaCat, reklam sektörünün sigara yasağı konusundaki nabzını ölçüyor. Sektörün bir mensubu olarak yasak hakkında ne düşünüyorsunuz?’ sorusuna cevap aradı.
669 katılımın gerçekleştiği anket sonucunda, 463 kişi ‘Destekliyorum’ dedi. ‘Karşıyım’ diyenlerin sayısı ise 206’ta kaldı.
Advertising Age, 2007 yılında elde ettikleri gelirlere göre ajansların haritasını çıkardı. Omnicom Group 13 milyon dolara yakın geliriyle en büyük grup, BBDO Worldwide 628 milyon dolarla ABD’nin en büyük ajansı, OMD ise 859 milyon dolarla dünyanın en büyük medya ajansı. 2006’dan 2007’ye en fazla büyümeyi yaşayan ajans türü ise dijital ajanslar.
Advertising Age dergisi, yıllık ajans raporunu bu yıl 64. kez yayımladı. “Ajansların Aile Ağacı” isimli bir poster çalışmasıyla da görselleştirilen rapor, dünyanın en büyük dört ajans grubunun yapılanışını, grup bünyesinde yer alan ajansları ve her bir birimin gelirlerini gözler önüne seriyor. Amerika’da faaliyet gösteren 860’tan fazla ajansın yer aldığı raporda, 31.1 milyar dolarlık bir pastadan söz ediliyor. Bu pastadan yüzde 54’lük dilimi de Omnicom, WPP, Interpublic ve Publicis’in oluşturduğu en büyük dört grup aralarında paylaşıyor.
AdAge’in raporuna göre, reklam pazarının hareketsizliğine rağmen 2007 yılında Amerika’da ajanslar yüzde 8.6’lık bir büyüme kaydetti ve bunun için dijitale teşekkür edilmesi gerektiği belirtiliyor. Rapora göre, dijital ajanslar yüzde 26.8’lik hızlı bir yükseliş yaşarken, dijital servislerin tüm disiplinlerdeki ajanslar için bir yaşam biçimi hâline geldiği ifade ediliyor.
Sahibi olduğu ATV ve Sabah Gazetesi’ne el konulan işadamı Turgay Ciner, yeni bir gazete ile medya dünyasında yeniden yerini almayı planlıyor.
Turgay Ciner’in, Fatih Altaylı’nın başında olacağı gazete için 1 milyon baskı kapasiteli 6 matbaa makinesi siparişi verdiği öğrenildi. Biri Sabah gazetesi düzeyinde, biri de spor gazetesi olmak üzere 3 gazete birden çıkaracak olan Ciner, satın aldığı Kanal 1 ve Habertürk televizyonlarıyla da medya dünyasında önemli bir paya sahip olacak. Turgay Ciner’in İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Trabzon’da kuracağı baskı tesisleriyle 6-7 ay içerisinde faaliyete geçebileceği belirtiliyor. Gazetenin merkez binası ise İstanbul Taksim’de olacak.
Altaylı: Projenin içerisinde olurum
Turgay Ciner’in birkaç gazete projesiyle yayın dünyasına gireceğini doğrulayan gazeteci-yazar Fatih Altaylı, “Ciner Grubu’nun çıkaracağı gazetelerin başında veya ortasında mutlaka bir yerinde olurum.” dedi. Sabah Gazetesi ve atv’den yazar ve muhabir kadrosundan çok sayıda transfer yapılacağı iddiasını ‘olabilir’ sözleriyle değerlendiren Altaylı, yazar Hıncal Uluç ile ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Bildiğim kadarıyla Hıncal Bey rahatının bozulmasını pek sevmeyen biridir; ama yine de kendi bilir.”
Ciner Grubu tarafından 6 matbaa makinesi için Alman firması KBA’ya sipariş verildi. Günde 1 milyon baskı yapan ve yaklaşık 100 milyon dolara mal olacağı söylenen makineler sayesinde Anadolu’da okunacak gazetelerin baskı kalitesi de yükseltilecek.
1 Kasım 2007 tarihinden itibaren Alametifarika’dan ayrılarak Medina Turgul DDB’ye geçen Milliyet gazetesi, yeni kampanyasıyla dikkat çekmeye devam ediyor.
Yeni imaj kampanyasında her geçen gün normalleşen, hatta bazı kesimler için gurur duyulacak hale gelen bazı kirli gerçekleri hatırlatan Milliyet’in yeni reklam filmi Medina Turgul DDB reklam ajansı tarafından yaratıldı. Kampanyanın televizyon filminin prodüksiyonu ise Interfilm İstanbul tarafından yapılırken, İstanbul’da çeşitli mekanlarda iki günde çekilen reklam filmini Hazım Başaran yönetti. Protest şarkılarıyla tanınan ve beğenilen Ceza, filmin ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ başlıklı şarkısını hem yazdı ve hem de seslendirdi.
Kampanyanın Müşteri Direktörü Zeynep Soydaner’den aldığımız bilgiye göre Milliyet bundan sonra yola daha önce de birlikte çalıştığı Medina Turgul DDB ile devam edecek.
Kampanyanın künyesi şöyle;
Reklamın Başlığı: Milliyet İmaj
Reklamveren: Milliyet
Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB
Yaratıcı Yönetmen: Kurtcebe Turgul
Yaratıcı Grup: Gökhan Erol, Talha Yüksel
Müşteri Grubu: Yasemin Kiremitçi, Zeynep Soydaner, Tuğba Küçüközkan
Medya Ajansı: Mindshare
Prodüksiyon Şirketi: İnterfilm
Yönetmen: Hazım Başaran
Post Prodüksiyon: E-motiongraphics/Profilm
Müzik: Ceza
Kullanılan Mecralar: Televizyon, Basın, İnternet
Telekom, Internet, Medya ve Eğlence alanlarını bir araya getiren, Türkiye’nin bu alanda yapılan tek etkinliği olan TIME 2007 kapsamında bu yıl 30’a yakın konu ele alındı. Oturumlar arasında yer alan “Medya sektöründe içerik yönetimi ve dağıtımı” ve “Kullanıcı tarafından üretilen içerik” oturumları geleneksel medyaya geleceğe dair ipuçları sundu.
TIME 2007, İnterpromedya tarafından bu yıl “Eğlenceye Teknoloji Var” teması ile 27-28 Kasım tarihlerinde Ceylan InterContinental’de düzenlendi. Bu yıl dördüncüsü yapılan etkinlik, medya ve eğlence dünyasını, yeni iş alanlarına yatırım yapmak isteyen üst düzey yöneticileri, reklam ve pazarlama yöneticilerini, bilgi teknolojileri, telekom ve internet dünyasının çalışanlarını, içerik üretenleri, danışmanları, girişimcileri ve yatırımcıları bir araya getirdi.
Teknolojinin gelişimine paralel olarak medya sektörünün de son 20 yıldır çok ciddi bir değişim içinde olduğuna, katı ve kapalı rekabet ortamından işbirliklerine, evliliklere açık bir ekonomik yapıya kavuştuklarına dikkat çekilen “Medya sektöründe içerik yönetimi ve dağıtımı” başlıklı oturumda, çoklu ilişkiler, içerik ve dağıtımda işbirlikleri, etkileşimli iş modelleri, okur ve reklamverenle daha yakın işbirliğinin oluştuğu yeni bir dönemin geldiğinin altı çizildi.
Medya sektöründe bugün ve gelecekte en önemli iki şeyin, erişim çeşitliliği ve içerik yönetimi olacağı belirtildi.
Gazeteport Ekonomi Müdürü Açıl Sezen, İnterpromedya İçerik Merkezi Müdürü Nuray Şuman ve Türkmedya Pazarlama Koordinatörü ve İcra Kurulu Üyesi Ömer Erdem’in konuşmacı olarak katıldığı oturumda, yeni medyanın bu iki alanda hızla kendini yenilediği belirtilirken, medyanın gelecekte nasıl şekilleneceği başlıklarla paylaşıldı.
Medya sektörünün dönüşümü aşağıdaki şu başlıklarla dile getirildi:
• Teknoloji her yere girdikçe baktığımız, bulunduğumuz her yer medya ekranına dönüşecek. Basılı yayınlarda dahi ses ve görsel öğeler aranacak. • Sürekli büyüyen devasa bir içerik oluşacak. Bu içeriği tüketiciye ulaştırmak için mevcut yayın kanallarının yanı sıra yepyeni mecralar gündeme gelecek.
• Tüketiciler gelecekte istedikleri anda, istedikleri şekilde kullanabilmelerine olanak sağlamak üzere şekillendirilmiş içeriğe sahip olmak isteyecek.
• Meşgul bireyler için zaman giderek daha kritik öneme sahip olacak. İletişim ve haberleşme için daha hızlı ve kolay yollar yaratmak gerekecek. Bir yandan hızlı tüketilen içeriğe kolay erişmek önem kazanırken kaliteli ve uzman içeriğe olan talep de daha belirgin hale gelecek.Medya sektöründe TV ve basılı yayınlar dışında teknolojinin tetiklediği alternatif mecralar geliştiği ve dijital medyanın yükselişinin izlendiği günümüzde kişiye özel hizmetlerin ön plana çıktığı belirtildi. Medyanın bu yapıda iş modellerini oluşturduğu, bunun arkasında ciddi bir veritabanı ve CRM çalışması yattığı vurgulandı.
Oturumda, okurların haber okuma alışkanlıklarının, önlenemez bir şekilde basılı yayın ortamından yeni medya ortamına kaydığı, 2010 yılında Internet haber sitelerinin basılı gazetelerden daha fazla takip edileceği belirtildi.
Kişilerin ortalama haber tüketme sürelerinin, mecralarına göre değişim göstereceği, basılı medyada 3’te 1’e düşeceği, yeni medyanın da iki katına çıkacağı, TV ve radyoda yüzde 10 azalacağı öngörüldü. Oturumda ayrıca TV yayıncılığı konusunda da on demand hizmetler, IPTV, HDTV, mobil TV servislerinin gelişeceğine değinildi ve yayıncılığın ağırlığının, merkezi yapıdan genele yayın şeklinden, tanımlanmış hedef kitlelerine yönelik tematik yayınlar yapan bir yapıya dönüşeceği aktarıldı.
TIME 2007 kapsamında yer alan “Kullanıcı tarafından üretilen içerik” oturumu ise Avea Pazarlama Direktörü Emre Günerman tarafından gerçekleştirildi. Geçmişten günümüze içerik, merkezi içerik ve demokratikleşen içerik modellerini aktaran Günerman, geleceğin içerik modellerine yönelik ipuçları sundu. Emre Günerman sunumunda geleceğin içerik modelini şöyle tanımladı: “Dünya çapında refah arttıkça TIME uygulamalarına ayrılan para da hızla artmaya devam edecek. Merkezi içerik gelecekte de varlığını koruyacak. Geleneksel içerik üreticileri, gelişen teknolojiyi mümkün olduğu kadar çok platformdan içeriklerini pazarlamak için kullanacaklar. Tüketicinin önündeki içerik alternatifleri neredeyse sayılamayacak kadar artacak. Farklı platformlar kendileri için özel hazırlanmış içeriklerin üretimini tetikleyecek ve • geleneksel dağıtım kanalları değişecek ya da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar. İçerik, büyük oranda yine tüketiciler tarafından oluşturulacak ve kullanılacak. Medya şimdiden okur katkılı yayıncılık için kolları sıvamalı.”
Milliyet’in, kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla yürüttüğü “Baba Beni Okula Gönder” kampanyası, 6 Kasım’da Londra’da düzenlenen törenle Birleşmiş Milletler Onur Ödülü’nü aldı.
Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin 16 yıldan bu yana düzenlediği ve halkla ilişkiler alanında en başarılı kampanyalara verilen “IPRA 2007 Altın Ödülleri”nin özel kategorisi olan Birleşmiş Milletler Onur Ödülü, her yıl en başarılı ve etkili sosyal sorumluluk projelerine veriliyor.
Cinsiyet eşitliğini amaçlıyor…
Tarihi Waldorf Oteli’nde yapılan törende, Milliyet’in ödülünü İcra Kurulu üyesi Tijen Mergen ve Yayın Danışmanı Nurcan Akad’a BM Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Elizabeth Baldwin-Penn verdi.
Elizabeth Baldwin-Penn, törende yaptığı konuşmada, “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasının basit mesajlarla toplumun geniş katmanlarına ulaşmakta etkili olduğunu, ‘evrensel ilköğretimi başarmayı, cinsiyet eşitliğini ve kadını güçlendirmeyi’ hedefleyen çizgisiyle BM Milenyum gelişim hedeflerini yansıtan bir kampanya olduğunu söyledi. (more…)
eskiler |
Resimler |
|